Üç kişilik bir hikaye...

prıvate Apr 13, 2013

“İnsan aynı anda iki kişiyi sevebilir mi? -Kalbin cömertse neden olmasın. Yalnız, unutma aynı anda iki ateş birden yakmaya çalışırsan elin yanar.” Bu replik bir yerden tanıdık geldi mi? Evet, “8 yaşındayken hayat çok güzel.” repliğiyle çocukluğumuzun çizgi filmi olan Cedric’ten. Kalbimiz bu kadar cömert mi? Aynı anda iki kişiye birden aşık olabilir miyiz? Şu ana kadar hep farklı bir bakış açısıyla düşünmüştüm. İnsan sadece bir kişiye aşık olabilir ve doğru olan da budur bence. Hala da böyle olduğunu düşünüyorum. En azından başkasını sevdiğinin farkında değilse. İşte bu, benim bu yazıyı yazma nedenim.

Öyle bir klibe denk geldim ki, üzerine yazmam gerektiğini hissettim ve bu klibi sizinle de paylaşacağım. Uzun zamandır kalbime dokunan ve beni düşündüren, aynı zamanda da hüzünlendiren bu klibi tekrar izliyorum. Siz de bir göz atmak ister misiniz öncelikle?

Kızımız bisikletle bir trafik kazası geçiriyor ve tesadüfen oradan geçen iyi niyetli bir adam, kızımızı hastaneye yetiştiriyor. Hafızasını yitirdiğini ve hiçbir şey hatırlamadığını öğreniyoruz. Ama her zaman hatırlayacağı bir adamla tanışmıştır orda. Hastanede yemeğine kadar yedirip, tüm şefkatini kendisine veren adama kısa sürede aşık oluyor kızımız. Ben ise “hastane” de hayat bulan bir aşka tanıklık ettiğimi düşünüyorken, müziğin güzelliğine kaptırmıştım kendimi. Hep olur ya, hep sonu kötü biter. Kızımız ölür, oğlumuz hayatının aşkını bulmuşken bir anda kaybeder. Klasik bir sona hazırlamıştım kendimi anlayacağınız. Peki sonra? Kızımızın kayıp hafızasındın derinliklerinde aslında zaten Eros’un okuyla vurulmuş olduğunu öğreniyoruz. Bu noktadaki şaşkınlığımı gizleyemem ama kızımızın düştüğü durumu anlayabiliyor musunuz? Bir iyilik meleğine rastladığını düşünüp, onunla gülümserken, ona doğru ilerlemişken kalbi, aslında uykusundan uyanmasına yarayan öpücüğü başka bir prensten çoktan almış. Bunu öğrendiğindeki göz yaşları, kalbimizin iki kişiyi aynı anda kabul edecek kadar cömert olmadığını ve göz yaşlarının taştığını gösteriyor. Klibin sonunda da seçimi eleştirilere açık. Siz olsaydınız onun yerinde hangisini seçerdiniz? Bu yükü kaldırabilir miydiniz? Ben buna yorum yapamayacağım ama üç kişilik bir hikayede, biri acı çekmek zorunda.” felsefesi var ya, işte burada sayımızın ikiye çıktığını görüyoruz.

İnsan kalbi aşk konusunda asla cömert değildir. Çünkü dört odacıklı krallıkta sadece bir hükümdar olur. Bu video bana düşündürdü ki, aşkı var eden anılardır. O krallıkta bir ömür saltanat sürebilmesine neden olan bu anılardır. Anılar yok olursa, yani mazi acısıyla tatlısıyla unutulursa aşk da biter. Bu yüzden değer verdiğimiz insanla bir sürü anımız olsun isteriz. Çünkü biliriz ki, onunla geçirdiğimiz her an, kalbimize anlattığımız bir masaldan kesittir. “Dünyada en acınası insanlar hiç hatırası olmayanlarmış. Eğer bir anım olsaydı ömür boyu onunla yaşayabilirdim.” Gelmiş geçmiş en duygusal uzakdoğu dizisi olduğunu düşündüğüm I’m Sorry I Love You'dan bir replikti bu.

Tags

Great! You've successfully subscribed.
Great! Next, complete checkout for full access.
Welcome back! You've successfully signed in.
Success! Your account is fully activated, you now have access to all content.